GAZETECİ – YAZAR

İsmail

Fandaklı

İsmail Fandaklı, çalışma masasının başında

Trabzon’u yalnızca yazmadı;

sokakların sesini, insanların hikâyesini ve bir şehrin hafızasını sayfalarda yaşattı.Sayfaları çevir

Kuzeye açılan bir hayat

Her şey Merdivenli Sokak’ta başladı.

Bir hayat, bazen tek bir sokaktan dünyaya açılır. İsmail Fandaklı, 26 Eylül 1962’de Trabzon’un Gazipaşa Mahallesi’ndeki Merdivenli Sokak’ta doğdu. Çocukluğunun geçtiği çevre; ileride kaleme alacağı eserlerde sokakları, yapıları ve insanlarıyla yeniden karşısına çıkacaktı.

1979’da Trabzon Ticaret Lisesi’nden mezun oldu. İktisat Fakültesi’nde sürdürdüğü eğitim, üçüncü yılın sonunda yerini gazeteciliğe bıraktı. O günden sonra hayatının ritmini haberler, matbaa saatleri ve yeni güne yetişen gazete sayfaları belirledi.

Kuzey Haber’de başlayan meslek yaşamı, gazetenin teknik servisine uzandı. Yayın 4 Haziran 1990’da sona erene dek Teknik Servis Şefi olarak çalıştı. Haber ile baskı arasındaki bütün aşamaları yakından tanıdığı bu dönem, sonraki yayın çalışmalarına sağlam bir temel verdi.

İsmail Fandaklı’nın gençlik yıllarından bir portresi
İsmail Fandaklı’nın arşivinden

Mürekkep, şehir ve bordo-mavi satırlar

Mürekkep hiç kurumadı.

1992—1996

Bordo-mavi günlerin tanığı

Sabah ve Fotomaç gazetelerinde Trabzonspor muhabirliği yaptı. Maçları, kulübün gündemini ve bordo-mavi camianın nabzını yakından izledi. Spor gazeteciliğinde edindiği birikim, ilerleyen yıllarda Trabzonspor üzerine hazırladığı ortak kitaplara kaynaklık etti.

1994—1997

Bir gazetenin kuruluş satırlarında

Karadeniz Olay’ın kuruluşunda yer aldı; önce Teknik Servis Müdürlüğü, ardından Spor Müdürlüğü görevini üstlendi. Haber masasından sayfa düzenine, spor gündeminden baskı saatine uzanan bu dönem ona çok yönlü bir sorumluluk alanı sundu. 30 Kasım 1997’de gazeteden ayrıldı.

1997—2014

Bölgenin haber masasında

Milliyet’te Bölge Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştı. Posta, Fanatik, Radikal ve daha sonra Vatan’ın yazı işleri sorumluluğunu da yürüttü. Karadeniz’den gelen haberlerin dili, sırası ve sayfadaki yeri, uzun yıllar onun çalışma masasından geçti.

10 yıl

Kıyıya vuran edebiyat

Kıyı kültür sanat ve edebiyat dergisinde aralıksız on yıl görev aldı. Yazıları; gazetelerin yanı sıra Trabzon, Kıyı, Tömer, Toplum, Karadeniz Günlüğü, Birlik, Karayel, T ve Bilim-Kültür-Sanat dergilerinde yayımlandı. Toplum ve Birlik dergilerinde bir süre yazı işleri müdürlüğü yaptı.

İsmail Fandaklı, Ataol Behramoğlu ve Attila Aşut’un da yer aldığı Trabzon Sanatevi buluşmasında
Trabzon Sanatevi · 16 Ekim 2014

Yazının çevresinde

Sözcükler, etrafında geniş bir kültür sofrası kurdu.

Gazetecilik onun için yalnızca gündelik haberin peşinden gitmek değildi. Şiir, edebiyat, dostluk ve Trabzon üzerine süren konuşmalar; zamanla yazarları, sanatçıları ve okurları bir araya getiren kalıcı bir kültür emeğine dönüştü.

Karadeniz Yazarlar Birliği Derneği’nde yönetim kurulu üyeliğinin ardından aralıksız on yıl Genel Başkanlık görevini yürüttü. Haziran 2007’de kurulan Trabzon Sanatevi’nin Kurucu Yönetim Kurulu üyeleri arasında yer aldı.

Kitaplarında Ali Osman Ulusoy’dan Eşay Öngür’e, Arafilboy ve Çömlekçi’den Trabzonspor’a uzanan insanları, mahalleleri ve kurumları ele aldı. Konular değişti; araştırma disiplini, insanlara duyduğu merak ve Trabzon’a bağlılığı değişmedi.

Dokuz başlık · on eser ve cilt kaydı

Her kitap, şehrin başka bir penceresini açar.

Bu seçki; biyografilerden mahalle monografilerine, nehir söyleşilerden spor ve eğitim tarihine uzanıyor. Kapaklar arasında ilerledikçe Fandaklı’nın araştırmacı yönü, ele aldığı insanlar ve kurumlar üzerinden belirginleşiyor.

08 / 10 · Mayıs 2025

Saygıdeğer Bir Trabzonlu: Eşay Öngür

Nehir söyleşi, Eşay Öngür’ün yaşamını kendi sesi ve tanıklıkları üzerinden görünür kılar. Uzun konuşma boyunca kişisel deneyimler, Trabzon’un kültür çevresiyle kesişen bir portreye dönüşür.

Nehir söyleşiÖzgün kapaktan hazırlanmıştır
Trabzonspor arması

Şehrin belleği · kuzeyin sesi

Sokaklardan tribünlere uzanan şehir.

Arafilboy ve Çömlekçi’den Trabzonspor’a, portrelerden kurum tarihlerine uzanan çalışmaların ortak zemini Trabzon’dur. Fandaklı için kent uzaktan seyredilen bir manzara değil; içinde yürünmüş, haberleri izlenmiş, insanları dinlenmiş canlı bir çevredir.

Merdivenli Sokak çocukluğa, tribünlerin uğultusu spor muhabirliği yıllarına açılır. Bordo-mavi tutku gündelik hayatın ayrıntılarıyla yan yana gelir; Trabzon, geçmişi ve bugünüyle anlatının merkezinde kalır.

Arafilboy Çömlekçi çalışması · TTSO, 10 Mayıs 2018 ↗
01 / 03Arafilboy Çömlekçi I

25 yılı aşan hazırlık · 3 yıl yazım

Kendi sesinden · 27 Aralık 2025

Söz, sayfadan sese dönüşür.

Bir şiir kâğıtta başlar; nefesle birlikte başka bir zamana geçer. Şiirin Kuzey Yüzü buluşmasından kalan bu kayıtta İsmail Fandaklı, kendi yazdığı “Akşamın Yongası” şiirini yine kendi sesiyle okuyor.

Görüntünün merkezinde gösteri değil, sözün yalınlığı var. Şairin sesi, yazıyla kurduğu uzun ilişkinin işitilen tarafını; durakları, vurguları ve sessizliğiyle birlikte bugüne taşıyor.

Ulusal TV · 6 Ocak 2024

Kamera açılır; gündem Trabzon’dur.

Ulusal TV’nin “Sanat Hayatı” programında İsmail Fandaklı, Zafer Bilgin’le Trabzon’un tarihi, kültür kenti kimliği ve sanat birikimi üzerine konuşuyor. Kamera kimi zaman stüdyodaki sohbete, kimi zaman kentin görüntülerine dönüyor; 6 Ocak 2024 tarihli kayıt, geçmiş ile bugün arasında ilerliyor.

Dostluklar · imza günleri · şiir · radyo · sanat

Bir ömrün çevresinde biriken yüzler ve sesler.

Bu arşivde imza günlerinin kalabalığı, şiir buluşmalarının sesi, radyo stüdyoları, dostlarla paylaşılan anlar, afişler ve davetiyeler yan yana geliyor. Her belge, İsmail Fandaklı’nın kültür dünyasında geçen yıllarından ayrı bir kesit sunuyor. Yüzler ve mekânlar değişiyor; geriye dostluk, sanat ve Trabzon sevgisiyle örülmüş bir yaşamın tanıklıkları kalıyor.

Arşiv rotasıYıllar ve karşılaşmalar arasında
İsmail Fandaklı ve oğlu Yusuf Kağan Fandaklı, ortak imza gününde

21 Haziran 2026 · Trabzon Sanatevi

Baba ile oğul.
İki kalem, ortak bir heyecan.

21 Haziran 2026’da Trabzon Sanatevi’nin bahçesinde İsmail Fandaklı ile oğlu Yusuf Kağan Fandaklı okurlarıyla buluştu. Önlerindeki kitaplar iki ayrı kaleme aitti; onları yan yana getiren, edebiyata duydukları sevgiydi. O günden geriye sıcak bir imza hatırası kaldı.

Başa dön